Milliyet : Enis Timuçin Birleşik Dünya Devleti Kuracağını Açıkladı
10 Temmuz 2018
TGRT HABER : Enis Timuçin birleşik dünya devleti kuracağını açıkladı
10 Temmuz 2018

İş adamı, siyasetçi ve Milli İrade Mitingleri Tertip Komite Başkanı Enis Timuçin, , İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında dijital ağ yoluyla birleşik dünya devleti kuracağını açıkladı.

İş adamı, siyasetçi ve Milli İrade Mitingleri Tertip Komite Başkanı Enis Timuçin, sınırları olmayan, her milletten ve her renkten insanın katılabileceği dijital ağ yoluyla birleşik dünya devleti kuracağını açıkladı.

Timuçin, 2012’den beri bu konuda Türkiye ve birçok ülkede çok gizli bir çalışma yürüttüklerini dile getirdi. Çalışmalarını tamamladıklarını söyleyen Timuçin, kuracağı birleşik dünya devleti hakkında bilgiler verdi. Devleti nasıl kuracağını anlatan Enis Timuçin, ”Bütün devletleri oluşturan unsurlar halklardır. Bütün dünya halklarını bir araya getirirseniz çok kolay dijital devlet kurabilirsiniz. Dünyada buna engel olabilecek hukuk sistemi veya başka bir güç yok. Çünkü bir toprak üzerine kurmuyorum. Bunun vatandaşı olunca ortak para birimi ve ortak tüketim alanları kurulacak. Bu devlet dünyayı tüketen, savaştan ve kandan beslenen, insan onurunu yok eden, inançları birer silaha dönüştüren bütün güçlere karşı bir güç oluşturacak. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) bir devlet midir? Değil. Birleşmiş Milletler (BM) bir devlet midir? Değil. Birleşik devletlerden, birleşik askerlerden meydan gelmiş bir yapı. Aslında sanal. Yaptırım gücü var mı? Var. Biz bunun insan birliğini yapıyoruz. Dünyadaki bütün insanlar birleşirse savaş durur. Her şeyden önce ben ve sen ayrımı kalmaz. İnanç, ırk ve aidiyet ayrımı kalmaz. Bütün insanlardan, bütün ırk ve inançlardan birleşmiş, bütün farklılıkları birer zenginlik addeden, bunun esiri olmayan bir ülke olacak. Yani ırkların, dillerin, dinlerin ve farklılıkların esiri değil, bunun pozitif tesiri olan, bunu zenginlik olarak addeden ve bu şekilde bir mantıkla hareket eden özgürlükçü ve bağımsız bir yapı, bir devlet olacak” dedi.

TOPRAK ALGISI VE SINIRLAR BİZİ YOK EDİYOR

BİRLEŞİK DÜNYA DEVLETİNİN TOPRAĞI OLMAYACAK…

Birleşik Dünya Devletinin toprağının olmayacağını belirten Timuçin şöyle konuştu:

“Her çeşit insanı kendi içinde barındıran, dil, din, ırk gözetmeksizin yeryüzündeki bütün insanların vatandaşı olabileceği, insanın insanı savunduğu savunucu ve koruyucu bir yapı olacak. Birleşik Dünya Devleti’nin resmi bir dili, dini, ırk veya inancı olmayacağı gibi dünyadaki bütün dillerin geçerli olacağı bir yapı olacak.  Birleşik Dünya Devleti’nin ilkeleri, amaçları ve bir anayasası olacak. İnsanı, doğayı ve hayvan haklarını savunacak ve ne pahasına olursa olsun bu üçünün yaşamını korumak için mücadele edecek. Hukukun üstünlüğünü ve adaleti savunacak, insan ve çevre sağlığına zararlı şeylerin karşısında duracak, dünyayı yaşanabilir hale getirecek ve kirliliğin önüne geçecek. Birleşik Dünya Devleti kesin bir dille savaşlara karşı olacak ve barışı tesis etmek için mücadele edecek. Dünyanın neresinde bir zulüm görürse karşısında duracak, insanlığı birleştirecek. Dolayısıyla, statü ve kurallar herkes için eşit derecede geçerli olacak şekilde dünyanın her yerinden insan, bundan böyle barışa, insan ırkının aklen, fikren ve vicdanen evirilmesine, adalete, eşitliğe ve dayanışmaya destek olmak ve bu amaç doğrultusunda ortak hareket etmek suretiyle bu devletin birer ferdi olabilecek. Bu devlet din, dil, ırk üzerinden yaratılan baskı ve ayrışmaları ortadan kaldıracak. Kim hangi inancı tercih etmek isterse istesin veya hangi görüşü, kimliği benimsemiş olursa olsun kimse inancından, renginden, kimliği veya aidiyetinden ötürü farklı bir kategoriye koyulmayacak, bunu yapanlar tespit edilip sistemden uzaklaştırılacak. Bu devlete her katılan kişi çifte vatandaş olacak. Kendi ülkesinin vatandaşlığının yanı sıra Birleşik Dünya Devleti’nin de vatandaşı olacak ve bir pasaportu olacak. Bu sayede hangi ülkelerde Birleşik Dünya Devleti kabul edilmişse o ülkelerde seyahat edebilecek. Birleşik Dünya Devleti’ne dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişi katılır ve vatandaşı olursa bu devlet devasa bir güce dönüşür. Ama bu devletin bir para birimine ihtiyacı olacak çünkü şu anda dünyada en etkin güç paradır.  Mesela bugün, var olan döviz kurlarına karşılık yeni bir araç geliştirilmiştir; “kripto” denilen dijital para. Bitcoin örneğinden de bildiğimiz gibi, uluslararası sermaye başlarda Bitcoin’u resmi bir para birimi olarak kabul etmemişse de Bitcoin’un her geçen gün daha çok değer kazanması ve bugün milyonlarca insanın yatırım yapmasıyla tanesinin 10 bin doların üstünde olmasıyla birlikte büyük devletlerin çoğu onu resmen kabul etmek zorunda kalmışlardır. Burada tek bir gün içerisinde 1500 dolar değer kazanabilen dijital bir değerden bahsediyoruz. Oysaki Bitcoin nedir? Dijital bir paradır. Ama her geçen gün daha çok talep görerek değer kazandığı için birçok ülke onu kabul etmek zorunda kalmıştır. İşte bizim kuracağımız Birleşik Dünya Devleti’nde kendi vatandaşlarımızın öncelikli olarak kullanacağı, gitgide değer kazanan dijital bir para birimimiz olacak ve bu devletin bütün ticari faaliyetleri bu ortak para birimi üzerinden gerçekleştirilecek. Bu süreçte Birleşik Dünya Devleti vatandaşları ortak iş alanları kuracak. Örneğin ortak hisseli sanayiler, fabrikalar, medya ve basın kuruluşları, bankalar, dijital eğitim sistemleri, dijital üniversiteler kurulacak, Birleşik Dünya Devlet’i de bunun destekçisi olacak. Yani Birleşik Dünya Devleti bünyesinde kurulan her ama her şeyde –ister bir market dükkanı olsun ister dev bir teknoloji fabrikası ister bir hastane isterse uzay araştırmaları merkezi olsun– hepsinde Birleşik Dünya Devleti vatandaşlarının hissesi olacak. Dolayısıyla ortak iş alanlarıyla birlikte gelişen, ortak sanayileri, fabrika ve teknolojileri olan, reelde de elle tutulabilir yatırımları olan, sadece bir azınlığın değil, herkesin kazanacağı ortak bir devlet modeli olacak bu. Dijital internet siteleri kurulacak mesela; herkes gidip oradan alışveriş yapacak. Ya da yeni bir market zinciri açılacak halk ortaklığıyla ve bu devletin bütün vatandaşları oradan indirimli alışveriş yapabilecekler. Aynı şekilde Birleşik Dünya Devleti bünyesindeki fabrikalardan çıkan bir ürünün dünya piyasasına sürüldüğü her yerde o ürün Birleşik Dünya Devleti vatandaşlarına indirimli olacak. Dolayısıyla kendi vatandaşlarımıza ciddi kolaylıklar sağlanmış olunacak. Bunun için bir toprağa, sorumluluğa veya mücadeleye gerek yok. Dünya artık teknolojinin içinde; cebimizde, elimizde, her yerde. Biz, reelde de bir karşılığı olan dijital firmalar kuracağız. Bunun için de ihtiyaç duyduğumuz tek şey Birleşik Dünya Devleti vatandaşlarının katılımı olacak. Ve bunun da şartı, ortak kurulan şirketlerden yararlanmak ve bu ortak para birimini kullanmak olacak. Bunu yaptığımız taktirde Birleşik Dünya Devleti’nin para birimi az bir sürede dünyanın en değerli para birimi haline gelecektir.”

KENDİ VATANDAŞLARIMIZA GÖRE YASAL ZEMİN OLUŞTURACAĞIZ

Timuçin sözlerine şöyle devam etti:

“Biz kendi vatandaşlarımıza göre bir yasal zemin oluşturacağız. Serbest dolaşımda olduğu için hiçbir ülkeyi ilgilendirmiyor, hiçbir ülkenin yasaları değil. Bugün her yerde bağımsızlığını ilan eden bir ülke kurabilirsiniz. Nitekim böyle kurulan devletler var. Burada insan haklarının temel bir yasası olacak. Bir yerde ağaç ve hayvan katliamı olduğunda bunun karşısında duran ve hukuksal zemini olan çok daha özgürlükçü bir devletten bahsediyoruz.”

HEDEFİMİZ BÜTÜN DÜNYA

Vatandaşların alımı hakkında bilgi veren Timuçin, “Bu devleti duyurduk, vatandaşlarını alacağız. Başvurulara göre dünyanın birçok yerinde katılan kardeşlerimizle beraber devleti oluşturacağız. Web sitemizde bir form olacak. O forma başvurdukları zaman gerekli incelemeler yapıldıktan sonra arkadaşlarımıza kuruluşumuzla beraber vatandaşlık vereceğiz. Hedefimiz bütün dünya. Çalışmalarımızı tamamladık. Buna bir tarih koyacağız. Kuruluşumuzu İstanbul’dan yani Türkiye’den yapalım istiyoruz. Yani dünyadaki bütün hastalıkların ve savaşların panzehiri Türkiye’den çıksın istiyoruz. Bu durum, bizim bu topraklara ve bu kimliğe olan borcumuz. Çünkü burası bizi yaşattı ve yeşertti. Buranın kültürü ve inancıyla bezenerek geldik. Dolayısıyla bunun çıkışı Türkiye olmalıydı. O nedenle biz Türkiye’de yeni bir tarih vererek bütün vatandaşlarımızı da bir araya getirerek bir şekilde bunu yasallaştırmış olacağız” şeklinde konuştu.

Timuçin, sözlerini şöyle sürdürdü:

BİRLEŞİK DÜNYA DEVLETİ KADROLARININ YÜZDE 60’I KADINLARDAN OLUŞACAK

“Bugün dünyada hükmünü sürdüren erkek egemen düzenin dünyayı içine çektiği şiddet ve kaosun önüne geçebilecek tek varlık kadınlardır.” diyen TİMUÇİN sözlerine şöyle devam etti: “Kadının etkin olmadığı bir dünya şefkat, merhamet ve barıştan yoksundur. Bu bilinçle, Birleşik Dünya Devleti kadrolarının yüzde 60’ı kadınlardan oluşacaktır.”

SAVUNMA SANAYİSİ

Günümüzde, dünya genelinde resmi ve nükleer olmak üzere silah sanayisine harcanan yıllık toplam gider 1,7 trilyon dolara ulaşmış olduğunda dikkat çeken TİMUÇİN, bu rakamın gayrı-resmi giderlerle birlikte daha da fazlalaştığını vurguladı ve “İşin en acı kısmı, onca masumun kanını dökmek, katliamlar yapmak, insanları yurtlarından edip yabancısı oldukları ülkelerde mülteciliğe zorlamak adına harcanan bu devasa giderin vatandaş olarak her birimizin cebinden çıkıyor. Yani bugün dökülen her masumun kanında aslında bizlerin de payı var. Çünkü bunu yapmaları için hükümetlere yetkiyi veren de, vergilerle bunun finansmanını sağlayan da bizleriz.” Dedi ve ekledi: “Bizim artık bu çarkı kırmamız şart. Biz eğer birleşir ve kendi ırkımızı öldürmek için harcanan bu devasa gideri insan yaşamını, canlı hayatı ve de gezegenimizi koruyacak savunma sistemleri geliştirmek ve bu yolla savaşların olmadığı yepyeni bir dünya inşa etmek için harcarsak dünyada açlık kalmaz, her yerde barış ve refah hakim olur.” Savunma alanında yapacakları çalışmalara da değinen Timuçin; “Bunun için Birleşik Dünya Devleti olarak insan ırkını korumaya ve akan kanı durdurmaya yönelik gerçek anlamda “savunma” amaçlı teknolojiler geliştireceğiz. Bu amaçla, tehlike ve tehdit altındaki vatandaşlarımızı koruyabilmek için savunma amaçlı askeri bir gücümüz ve sadece savunma amaçlı bir savunma sanayimiz olacak. Birleşik Dünya Devleti’nin bünyesinde kurulacak olan bu sanayi; her türlü silahı ve art niyetli icadı etkisiz kılacak savunma teknolojileri üzerinde çalışacak. Örneğin bir atom veya helyum bombası atıldığında bombanın tahribatını engelleyecek savunma teknolojileri üzerinde çalışacak. Aynı şekilde kurşunları ve mayınları etkisiz kılacak teknolojiler üzerinde çalışacak ve bunları sivil halkın kullanımına sunacak. Böylece Birleşik Dünya Devleti vatandaşı olan hiç kimse, dünyanın en ücra köşesinde bile yaşıyor olsa yalnız bırakılmayacak ve korunacak. Tüm insanlığı sınırların olmadığı, özgürlüklerin devşirilemeyeceği ve her gün güçlenerek zenginleşeceğiniz bu yeni dünyaya davet ediyorum.”

Vatandaş Olun !
//]]>